Tipadam Dizi ve Film Yorumları

IMDb 7 Üzeri Filmler
14 Temmuz 2014 Pazartesi

Hızlı Okuma Kurslarının Yararları ve Zararları? ''Sınav Dönemi''

Son zamanlarda ülkemiz de dahil, Dünya'nın birçok yerinde ''Hızlı Okuma'' teknikleri adında kitaplar ve kurslar oluşmaya başladı. Son dönemlerden kastımız, son 5-6 yıllık süreci kapsamaktadır pek tabi. Peki ya bu hızlı okuma tekniklerinin ciddi anlamda yararı mı olmaktadır bizlere? O kurslara katılmak bizlere neler katacaktır? Sadece zaman kaybı mı yoksa gerçekten sınav için etkili mi? Sizler için bizzat gidip katıldım ve yaklaşık 1-1.5 ay kadar o ekibe katıldım. Ödediğim ücret 250 liraydı ve hocanın üslubundan kaynaklı sanırsam, benim için o parayı direk çıkartmak zor olmadı.

Malum işinde usta biriydi kendileri. 2 üniversite bitirmiş ve gene 2 üniversitede dersler vermekteydi; onun dışında ise o kursun sahibiydi. E benimde kendimi geliştirmek için bir çok fanteziye girişmem kaçınılmaz olunca, o arayışlarım sonucunda soluğu ''hızlı okuma'' kursunda almış oldum.


Oldukça güzel bir sınıfta yaklaşık 15 kişi ile derslere başladık. Tabi tarife değişiyor, 3 farklı ekip var ve ona göre ayarlanıyor sınıflar. En azından benim gittiğim yer öyle idi. Dersler yaklaşık 2.5 saat sürüyordu, molalarla birlikte. Ortam çok iyiydi, çalan müzikler insanı inanılmaz rahatlatıyor; sınıf içerisindeki anlaşma durumu ise anlatılmaz yaşanırdı resmen. Yani ortamı oldukça sevdiğimi belirtmek isterim, sıkılmadan gidiyordum derslere. Zaten bir bakıma oyun gibi geliyordu bana. Gördüğümüz dersler sıkıcı değildi, sürekli bir yarışma havası söz konusuydu ve tek başıma gitmediğim için de kii hırslı da bir insanımdır; birinci olma çabam ön plandaydı :)) Hocanın da bunu görmüş olması muhtemel ki, sürekli benim üstüme oynuyordu sağolsun. Öncelikle sayısal öğrencisi olduğumu ve Matematik-Fen derslerim ne kadar iyiyse; Türkçe'de de bir o kadar sorun yaşadığımı belirtmek isterim. Aslında okuyup, anlamada problemi olan biri değilimdir ama ne bileyim; sayısalcı psikolojisi midir nedir, sorun yaşıyordum sürekli. Ve ailemin de ''her zamanki gibi'' desteğini arkama alıp, kendimi geliştirme düşüncesiyle bu olaya da el atmış bulundum.

Özel bir kitap verildi ayrıca bize ve onun üzerinden de çalışmalar yaptık. Yine kitapla birlikte, içinde ''hızlı okumaya dair özel etkinliklerin'' olduğu bir CD verildi. Oradaki programlar ile de evde çalışmalar yapmamız isteniyordu. Bu konuda şunu belirtmeliyim ki, orada gördüğünüz 2.5 saat hiçbir şeye yetmeyecektir. Evinize geçtiğinizde, o öğrendiklerinizle en az ortalama 1-2 saat pratikte yapmanız gerekmektedir. Eğer o pratiği yaparsanız, gerçekten fazlasıyla etkilerini görmektesiniz. Ama yapmayıp, bana bu yeter hacii derseniz; nasıl gittiyseniz öyle dönüyorsunuz diyebilirim. Hele ki derslerde sıkılırsanız, benim arkadaşlardan biri gibi %30 başarı ortalaması ile programı bitirir ve hayata lanet edersiniz.

Ayıptır söylemesi %90 başarı ortalaması ile 1. bitirmiş bulunmaktaydım programımı.. :))

Neyse konumuza devam edelim. Artık günümüzde yaşam biçimi haline gelen "fast food” kültürüne tepki olarak çıkartılan “slow food” hareketinin bir benzeri de hızlı okuma tekniklerine karşı başlatıldı. Hızlı okuma (fast reading) tekniğinin bireylerin detayları kaçırmasına neden olduğunu belirten uzmanlar, bu nedenle bireylerin iş ve eğitim hayatında büyük zorluklar yaşadıklarına dikkat çekerek, yavaş okuma hareketini (slow reading) savunuyorlar.


“Yavaş okuma” hareketinin öncülerinden ve Harvard University Press’in beşeri bilimler yayın yönetmeliğini yapan Lindsay Waters, okul öncesi ve ilköğretimde yapılan her şeyin bireyleri tüm hayatları boyunca etkilediğini belirtilerek, bu konuda aileleri uyarıyor. Waters, çocukların hızlı okumalarının, konuşmalarına ve yazmalarına da yansıdığını, okumanın çoğu zaman anlaşılır okuma olmadığını, çocuklara asıl “doğru okuma” tekniğinin öğretilmesi gerektiğini savunuyor. Bu akımın bir diğer savunucularından New Hampshire Üniversitesi profesörü Thomas Newkirk ise, hızlı okumayla ilgili her şeyin, “Çocuklar bunu evde denemeyin!” diye bir uyarı işaretiyle sunulmasını öneriyor.

Bilim adamaları hızlı okuma kursları dışında “anlayarak okuma becerisini azaltan” bir diğer önemli faktörün de bilgisayar olduğunu savunuyorlar. Araştırmalar bilgisayarın okuma kapasitemize zarar verdiğini ortaya koyuyor. İnsanlar bilgisayarda hızlı okumaya alıştıkları için, birçok yazıyı baştan sona okumaya sabredemiyor ve üstünkörü bilgi ediniyorlar.Algı sahamıza düşen sayısız şeyin içinde odaklanma ile ilgili sorunlar yaşıyorlar. Buna karşı ise “yavaş okuma” yapılması şiddetle öneriliyor. Yavaş okuma hareketi ile yazıların internetten değil kitaptan, gazetelerin de geleneksel baskılarından okunması öneriliyor. Uzmanlar, sadece bilgisayardan okuma yapanların iletişim yeteneklerinin de gerilediğini belirtiyor.


Eğer hızlı okuma kurslarına gidecekseniz, çok iyi düşünmenizi ve öyle karar vermenizi önermekteyim. Özellikle de başlıkta da belirttiğim gibi ''sınav döneminde'' iseniz; bunu çok daha ince düşünmenizi öneriyorum. Aslında her gün 2-3 saat kitap okuyarak da okumanızı hızlandırabilirsiniz ya neyse; karar sizin artık sevgili dostlarım...

Anahtar Kelimeler: Hızlı okuma teknikleri, sınav döneminde hızlı okuma kursuna gidilmeli mi, hızlı okuma kursu işe yarıyor mu, hızlı okuma gitmiş birileri var mı, hızlı okuma gidenlerde kurslar hakkında yorumlar, hızlı okuma ve üslup hakkında bilgiler, türkçe netleri için hızlı okuma yararlı mı, hızlı okuma kursları, hızlı okuma tekniklerine dair her şey, üniversite sınavı için hızlı okumanın yararları
no image
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları

2 yorum:

  1. can bey bahsettiğiniz hızlı okuma kursu ile ilgili bir anımı sizinle paylaşmak istiyorum.

    bende sizin gibi hızlı okuma kursuna yaklaşık 1.5 ayımı verdim ve dersime giren hoca, bahsettiğiniz hocanız gibi, üniversitede hocaydı. gel gelelim asıl meseleye, kursu ne yazık ki hiç beğenmedim çünkü sınıf ortamını ve hocamı hiç sevemedim.

    hocam ile başlamam gerekirse, para gözdü benim için. kurduğu kurumun sadece ticari amaç güttüğünü düşünüyorum. insanlardan aldığı parayı hakkını vermediğini ve öyle bir çaba içinde olmadığını düşünüyorum ve ne yazık ki o günlerde sanırım bir tek ben öyle düşünüyordum. sınıf arkadaşlarımın hocayı övmesi beni delirtmiş olsa da kurs bitişi hiç kimsenin beklentisini karşılamadığı için herkes benim gibi düşünmeye başlamıştı.

    bir kaç arkadaşım hariç gerisi süzmeydi sanırım çünkü koyun gibi ne deniliyorsa yapıyor ve hiç bir şeyi sorgulamıyordu. neyse asıl mesele, bahsettiğin gibi can sınıf ortamında hep rekabet vardı. Ve insanların sürekli en iyi olma isteği yüzünden sınıfta hep kurnazlıklar dönüyordu, kimse samimi değildi. tabi en iyisi olma düşüncesine lafım yok ama en iyisi olmak için kurnazlığa baş vurmak ayrı tabi.

    ve can bey size şunu sormak istiyorum, % 90 başarıyı neye borçlusunuz ?

    sevgi ve saygılarla can bey

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyden önce şunu söylemeliyim ki, yazımın başında da belirttiğim gibi hızlı okuma kursları ''herkese'' aynı ölçüde etki edememektedir. Sadece o kursta gördüğünüzle yetiniyorsanız, sizin için 'o konuda' başarı yakalamak maalesef oldukça güç olacaktır değerli dostum.

      Anılarınızı paylaşmanızdan kaynaklı sizin hakkınızda bir kaç düşünceye vardım doğrusu. Sanırım çevreyi fazla önemsiyor, bir çok durumu sorguluyor ve erken pes ediyorsunuz. O ortamda bir rekabet varsa, sevmek ya da sevmemek önemli değil; sizinde o rekabetin içine girmeniz önemlidir. Girin ki, gerçekten o konuda elinizden gelenin en iyisini yapabilin ve ardından da sonuçlarını bekleyin.

      Dediğiniz gibi, siz ve oradaki bir çok kişi başarılı olamamasına karşın; ben %90 gibi bir oranla bu çalışmayı bitirdim. Nedeni, yazımda da belirttiğim üzere; rekabete uyum sağlamak ve özellikle ödediğim paranın hakkını alma isteğimdir :)) Bulunduğum ortamı, hocayı ve çalışmaları da sevmeye çalışmam; tamamen bu amaçlarım uğrunadır. Yoksa o çalışmadan sonra kendi arkadaşlarım dışında ''2 kişi'', görüştüğüm tek biri dahi olmadı ki zaten oradan.

      Kitap okumayı, araştırmayı ve ders sonrası pratik yapmayı da sevmelisiniz ''hızlı okuma'' çalışmalarında iyi olabilmek için. Bunları uyguladıktan sonra, sizinde %70 ve üzeri seviyeye geleceğinize inanıyorum...

      Saygılarımla Yusuf Bey.

      Sil

Yorum yaparken dikkat edilmesi gerekenler;

1. Türkçe yazım ve dilbilgisi kurallarına uyunuz.
2. Hakaret içeren yorumlarda bulunmayınız.
3. Yorumlarınızın konu ile alakalı olmasına çalışınız.
4. Yorumlarınızda yasa dışı hiçbir bağlantı linki vermeyiniz.
5. Yorum Formunu doldurduktan sonra Profil Seç -> ADI/URL bölümünden isminizi yazıp yorum yaparsanız size karşı bir hitap şeklimiz olur.
6. Kurallara uymayan yorumlar silinmektedir...

Top