Tipadam Dizi ve Film Yorumları

IMDb 7 Üzeri Filmler
31 Ocak 2016 Pazar

Arrow 4. Sezon 11. Bölüm Yorumu • Polyanna Dig ve Vefakar Oli

Yorumuma Shadowspire’ın koyunu sonra çıkar oyunu diyerek başlamak istiyorum çünkü örgütün ismi basit bir ‘okey’ den daha çok telaffuz edildi.

Yazdıklarımın baştan sonu ‘spoiler’ içerdiğini belirtmek isterim ki zaten bu bir yorum olduğu için içermemesi acayip olurdu.

Gelelim bölümün yorumuna;

Bölümün başı emekli ajan Lyla ile ekibimizin sakin, akıl verici üyesi Dig ile başlıyor. Dig romantik, Dig cömert... Öyle cömert ki, bakıcının yarım saatlik parası 15 dolar mıymış, aman ne olacak yahu isterse tüm gece kalsın baksın, modunda. Yani Dig para basıyor gizlice, zira para basmıyorsa bu gidişat battığının göstergesidir. Ee Lyla bacım işsiz, Dig de kahraman yani teorik olarak o da işsiz...
Ee para? Ne yiyip içiyorsunuz siz?


Sahnenin devamında Dig vuruluyor, o da yetmiyor bir de arabayla birlikte baya sürükleniyor. Ama adam bana mısın demeden şak diye ayağa kalkıyor. Bizde olsa ‘Biri Ambulansı arasınnnn! Arayın!’ Seslerinin ardını ‘Numarası kaçtı abla?’ Nidaları takip eder. Belki de bu yüzden ülkemden süper kahraman çıkmıyor. Tamer Karadağlı’nın oynadığı ‘Süpertürk’ü saymazsak... Ve lütfen, saymayalım. Zira ülke bunu bir kez daba hatırlamaya hazır değil...



Bizim sarışın Feli’miz ah vah eşliğinde merdivenlerden Oliver’ın kucağından iniyor. ‘Yavaş Oli, dur Oli, bekle Oli’ diye diye çocuğa vicdan azabını yüklüyor. Bizim ki zaten bitkin, ben ne yaptım ne ettim diyerek kendi kendini suçluyor. Bir de Feli arada soğuk espriler yapınca çocuk kafayı iyice, kesin benim suçum, diyerek bozuyor tabiki...

Oliver evde kızcağızı yalnız bırakıp ‘tavuk buzdolabında, pişirirsin sen bebeğim’ tarzı bir cümle ardından gidiyor. Gidiyor gitmesine de, bu kız nasıl ulaşacak buzdolabına diyen yok. Ah Oli ah...

Bu esnada Dig iş peşinde. Koşa koşa, yaram var berem var demeden ARGUS’a gidiyor. Sonrasında suratında tek bir mimik olmayan Wallar bacımız Lyla’ya ‘çaktırmadan’ bir flash bellek veriyor. Sonra ne mi oluyor? Bu ‘harika, özlenen, efsanevi’ eski ajan Lyla, daha ARGUS’tan çıkmadan hatta daha kadının yanından 10 adım uzaklaşmadan laks diye flash belleği çıkartıp Dig’e ‘bakk bakk bana ne verdi’ diye gösteriyor. Lyla bacım, sen ajanlığı mahalle bakkalından mı öğrendin? Ayrıca bölüm sonunda da bir tane adamı yarım saatte bayıltamadın Dig geldi halletti, gözümden kaçmadı sanma.

Dig ve kardeşi garip burunlu Andy abimizin arasında ki tek atışma sözü bölüme de damga vuran ‘Ne bekliyorsun, başkandan öpücük mü?’ Lafıydı sanırım. Koca kardeşliği tek cümleye sıkıştırmışlar... Burayı sevdim. Dig abimiz kardeşine parmaklıklar arasından verip veriştirirken dikkatimi başka bir şey çekiyor. Bu Andy nereye yapıyor? Yani herkes evlere dağılınca bu garibanın ya tuvaleti gelirse... Hiç düşünen yok. Bu esnada Feli bacımızı da düşünen yok çünkü onun da nasıl tuvalete gittiği mechul...

Geçmişten kesitler de görüyoruz ki, suskun Andy abimiz eskiden bıçkın bir delikanlıymış. Abisine iyi gözüküp başlarında ki elemana ‘Annem bana tanımadığın kişilerle iş yapma dedi tımam mııı?’ İçerikli bir konuşma yapıyor. Ardından karşılık olarak ‘Senin yaptığın gider, benim anca hoşuma gider kara çocuk’ adlı bir cevap alıyor. Dig mutlu, Dig evladı oscar almış bir baba gibi sevinçli... Kardeşi kötü yola sapmadan ışıklı yolu seçti sanıyor... Yazık be Dig!

Bölümün devamı atraksiyon, dövüş filan da Dig önüne gelene sıkıyor, Oli gördüğüne oku fırlatıyor. Sonra da çekip gidiyorlar. Ee ya öldülerse? Hani öldürmek yoktu. Savunma olarak ‘öldürücü bir darbe vurmadık biz’ dediler diyelim. Adamlar iki seksen yatıyor, kan kaybından ölmezler mi bunlar? Yazıktır günahtır...

Feli’nin başarısızlığı ve ardından ‘nayır Oli, nartık sizinle nolamam...’ İçerikli bir konuşma geçiyor. Oli ise çareyi antreman yapmakta ve eski, ateşli sevgilisi Laurel ile yapmakta buluyor. Bu arada ben size diyeyim, geliyor bahar ayları gevşer gönül yayları adlı eserinde bahsettiği gibi... Bu kızın Oli’ye yürümesi yakındır.

Bölümün son sahnelerinde olan olayla ilgili bir kaç yorumdan sonra kapanışa geçiyorum...

Bu örgütün başı ARGUS’a bodoslama dalan adam neden 20 dakikan var diyip durdu anlamadım. Resmen Türk klişelerinde birini öldürmek için yarım saat silahı kafaya dayayarak konuşma yapma durumu... Anında tehdit edip hepiciğini tek tek vuraydın, oradan elinde bilgiyle ayrılırdın kardeşşşş. Ama sonucu ne oldu, hüsran...

Bu arada Dig abimizi de alakasız bir monitörden taaaa kendi ‘güvenilir, sistemine sızılamaz’ bilgisayarlarına bağladığı için taktir ediyorum. Demek ki sistemlerine sızılması kolaymış, Feli bir ara şu sistemi yenilesin...

Bölüm bebek bakıcısının parayı kırması, Feli’nin gruba dönmesi, Andy’in artık tuvaletini rahatça yapabileceği bir yere geçmesi ile son buluyor... Ayrıca Andy yeğenine ‘hellö’ filan diyeceğine kendi evladını görse iyi olur. Bu karı onu boşar bu gidişle... Gerçi zaten Andy teoride ölü. Neyse ya... Ne diyorduk? Elbette bölümde böyle absürtlükler olacak be bekliyorduk, başkandan öpücük mü?


Arrow 4. Sezon 11. Bölüm Yorumu • Polyanna Dig ve Vefakar Oli
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları

8 yorum:

  1. hiç böylesine mizahi bir anlatımla bir dizi anlatımı yapılan bir yazı okumamıstm. degisk ve hos olmuss :)

    YanıtlaSil
  2. 3. Sezondan sonrasını izlemedim. Özellikle herkesin anlamsızca özel güçlere kavuşması beni diziden soğuttu. 2 günde dünyayı kurtaracak hale gelen insanlar yarattılar. Peh peh peh.......

    YanıtlaSil
  3. Bir de ölenlerin hep geri gelmesi yok mu... Ölüyü diriltirler dedikleri tabiri Arrow ekibi çok başka yorumlamış :D

    YanıtlaSil
  4. Çok teşekkürler efenim :) İstediğini başka bir dizi yorumu varsa söylemeniz yeterli :)

    YanıtlaSil
  5. Aynen ya! İnsanı illallah ettirdiler arkadaş. Hayır yani Supernatural misin arkadaş sen? Orada bile bir yerden sonra ''e be Dean dur artık yerinde, gidip gelme şu Cehenneme'' der olduk. Supernatural'e bunları diyebilen millet sizlere ne yapmaz? Sorarım size :) Arrow bozdu arkadaşlar...

    YanıtlaSil
  6. Valla Supernaturelde de artık biri ölünce üzülesim gelmiyor. İki güne gelir nasılsa diyorum :) adamlar ölümü öldürdü :D daha ne olsun :D arrow da onların yolunda gidiyor. 2 kez ölüyü dirilttiler yahu :)

    YanıtlaSil
  7. Felicity'e aşığım ben ya :( Laurel ise midemi bulandırıyor!

    YanıtlaSil

Yorum yaparken dikkat edilmesi gerekenler;

1. Türkçe yazım ve dilbilgisi kurallarına uyunuz.
2. Hakaret içeren yorumlarda bulunmayınız.
3. Yorumlarınızın konu ile alakalı olmasına çalışınız.
4. Yorumlarınızda yasa dışı hiçbir bağlantı linki vermeyiniz.
5. Yorum Formunu doldurduktan sonra Profil Seç -> ADI/URL bölümünden isminizi yazıp yorum yaparsanız size karşı bir hitap şeklimiz olur.
6. Kurallara uymayan yorumlar silinmektedir...

Top