Tipadam Dizi ve Film Yorumları

9 Ocak 2018 Salı

Arif V 216 ;Yeni GORA olabilecek mi ? |İNCELEME|

Merhabalar;
Blogumu ve tipadam'ı takip eden hemen hemen herkesin yazacağımı tahmin edeceği o yazıyla karşınızdayım;evet izledim ve yine evet yazmasam olmazdı.Çünkü Cem Yılmaz'ın filmleri hakkında birkaç kelam etmeyi severim.Kaliteli mizah olarak nitelendirdiğim bir insanın belki de en sevdiğim filminin devam filmine yazı yazmam bütün  bu paragrafta anlatmaya çalıştığım gibi süpriz olmamıştır kimseye.
Ama tabi ki yine tahmin edebileceğiniz gibi ana konuya yani filmimize geçmeden  önce baya bir geçmiş hakkında konuşacağım.
Eğer bu kısımları değil direk yazıyı görmek isteyen varsa direk aşağıya kaydırarak filmin afişinden itibaren okumaya başlayabilir.
GORA'yı anlatan veya seven diyeyim hemen hemen herkes; çocukken izlediği için sevip sevmediği sorgulanmıştır;gerek bu amaçla gerekse tekrar izleme isteği ile açıp tekrar izlediğinizde enteresan bir şekilde en az ilki kadar zevk almak ve de en önemlisi ilkinde fark etmediğiniz esprileri fark edip "vaaaay" be demek yine hemen hemen hepinizin başına gelmiştir diye düşünüyorum ki bu da çağ filminden çok açıp izlenebilecek her seferinde zevk alınabilecek bir sanat eseri olarak görmemiz anlamına gelir.

     Evet; bazılarınız çok abartı görebilir bunu ama bir filmi 10-14 yıl sonra izlediğinizde hala gülebiliyorsanız ve de üstüne ilkinde dikkatinizi çekmeyen yeni şeyleri görebiliyorsanız bu bir sanat eseridir;her yaştan her kişilikte insanın da kendi anlamını çıkarabileceği sonucuna vardığımız için de kimseyle burada daha fazla GORA'yı tartışmak istemiyorum;Recep İvedik fanları demeyeceğim ama argo mizah fanlarını yazının burasında bıraktığımıza göre gelin bu serinin devamına geçelim..
Devam filmlerine aşağı yukarı hepimizin görüşleri benzerdir;çoğu güzel hasılat elde eden yapımların yapımcılarının daha da para kazanmak uğruna çekildiği filmleri oluyor (Taken,Kingsman,5.filmden sonraki tüm  Fast &Furious filmleri ,21-22 Jump Street,XXX:Yeni Nesil Ajan,John Wick...) bu verdiğim örneklerin çoğunda da gelen filmler ilkinin yerini aldı kimi  daha da devam etti ama finansal kaygılarının daha öncelikli olduğu yapımların çoğu başarısız oldu.
    Evet yazdığım örneklerde bazıları başarılı olmuş sayabilirsiniz ama bir genelleme yapmam gerekirse devam filmlerine bakış açım bu ekonomik sebepleri öncelikli olduğu için çok da iyi değil,izlerim keyif alırım ama baştan itibaren kitaptan ortaya çıkan seri filmlerinin ( Harry Potter,LOTR,Hobbit..) tadına çoğu zaman ulaşamadıklarını kabul ederim.

  AROG da benim gözümde benzer bir durumda 4 yıl sonra ortaya çıktı yani para amacı benim gözümde daha öncelikliydi ve bu benim GORA kadar zevk almama engel oluyordu bu filmden.Evet AROG'u da 2-3 kere izlemiştim ama 2. izlediğimde gereksiz sahneleri geçiyordum bazı kısımlarda yeteri etkiyi alamıyordum ama gülüyordum o yüzden başarısız diyemiyordum.Yani benzetme yapmam gerekirse son zamanlardan şöyle bir örnek vereyim;Marvel film evrenindeki Guardians Of The Galaxy(GOTG yazacağım bir sonraki bahsettiğimde çok uzun adı...) ve GOTG 2 den örnek verebilirim.İkisi de James Gunn 'ın eseriydi ( ki kendisini de bir gün bu blogta incelemek isterim  özellikle geçmişi açısından..) ve benzer temelliydi gerek komedi unsuru gerekse film dinamikleri açısından.Senaryo gidişatı zaten tüm Marvel filmlerinde aynı olduğu için bundan yakınamam ama aynı mizah ve aynı aksiyon unsurlarının temelli olduğu 2.film sevildi ama ilki kadar sevilmediği de inkar edilemez bir gerçekti.

   AROG da benzer şekilde çok efsane sahneleri olan hatta hala arkadaş ortamında birbirimize yaptığımız esprileri barındıran bir yapım oldu ama o boşluk dolmamıştı bizim için ;ilkinde aldığımız bilimkurgu havasından mıdır yoksa ilk kez gördüğümüz için çok sevdiğimizden midir bilinmez GORA bambaşka bir yerdeydi bizler için.

Bu süreçten sonra Cem Yılmaz;Pek Yakında,Ali Baba ve 7 Cüceler'i çekti.İki filmi de herhalde arkadaş ortamında seven tek insan ben olmuştum ama altını çizeyim GORA ve AROG'un yanına yaklaşamaz olarak gördüğüm doğruydu.

Pek Yakında'yı ben komedi filmi olarak hiç görmemiştim;geçmişe selam ve de farklı bir tat denemesiydi aynı Hokkabaz gibi farklı bir yerdeydi  ve de bence  oldukça başarılıydı.Gittiğim salonda kendi yaşıtlarım kadar benden bir üst nesil diyebileceğim insanlar da vardı ve hemen hemen herkesin bu hoşuna gitmişti diye düşünüyorum;film hakkında da şu şekilde bir inceleme yazısı yazmıştım:
http://www.garipbiryer.com/pek-yakinda/

Benim film ile beraber Cem Yılmaz'a karşı hayranlığımı artıran bir detay dikkatimi çekmişti şimdi onu paylaşayım sizlerle;
Öncelikle sizle 2013 yılında vizyona giren CM101MMXI Fundamentals'ın trailerını bir izleyelim;ve sadece fragman için ortaya atılan bu  korsancılık işindeki bu karakterin adına dikkat edelim;

Şimdi de bundan 2 yıl sonra çıkacak olan Pek Yakında filminin fragmanını izleyelim;bu fragmanda ana karakterin adına dikkat etmemiz yeterli;


Pek Yakında filminin ana karakteri Zafer'i biraz daha genç haliyle Fundamentals'in fragmanında gördüğümü fark ettiğimde inanılmaz şaşırmıştım.Bu alakasız iki yapımın bile bir yerlerde ortak bir şeyinin olması benim Cem Yılmaz'a olan hayranlığımı artırdı diyebiliriz .
Ali Baba ve 7 Cüceler ise evet komedi unsuru daha önce belirttiğim gibi diğer filmlerine oranla yeterli düzeyde değildi gülmemiştik diğer filmlerdeki gibi ama bu da bir denemeydi;oturup bir karakter üzerine film çekmek yerine böyle aksiyon sahneleri olan mekan,efekt konusunda emek gerektiren ve bu konuda tek gördüğüm bir film olduğu için bile ben beğenmiştim ki bu konudaki düşüncelerimi şurada paylaşmıştım:

http://www.garipbiryer.com/abv7c/

Ve süreç ilerledi;GORA ve AROG filminin devamı çıkacağına dair söylentileri duyulmaya başladı ve komedisi bol en az AROG kadar keyifli  bir film göreceğimden emin olarak beklemeye başladım;

Arif V 216 



Film ile alakalı neredeyse 1 yıl önce çıkan ve 145 saniyelik fragman daha doğrusu teaser çıktığında tek anladığım çok kaliteli ve özenli bir yapım geliyordu çünkü sadece teaser'ı bile çok fazla emek içeriyordu belki rekor kırmış çoğu filmden daha çok efekt ve uğraşa sahipti yani beklentim artmaya başlamıştı;unutanlar veya bir daha izlemek isteyenler için şöyle koyayayım;

Sonrasında ise büyük bir sessizlik dönemine girdik film çekiliyordu biliyorduk ama ne bilgi ne görsel vardı ortada;sadece oyuncu kadrosunu biliyorduk.Fragman dahi son 1 aya kadar çıkmamıştı ki bu süreçte Cem Yılmaz yine nedendir 145 saniye oluşturacak 35 saniyeden 3 sahne paylaşmıştı (fakat bunları eklemiyorum ki yazının ana kısmına geçiş daha da uzamasın) ki bu yüzden acaba film de 145 dakika mıydı diye düşünmedim değil ama buna dair bir bilgi de bulamadığımı ekleyeyim..
Sonrasında fragman çıktı ki o da 1:43 dakikaydı  (belki onun da amacı 1:45 olmasıydı bilinmez) Fakat fragman beğenilmemişti komik bulunmadı ama benim düşüncelerim biraz daha farklıydı ben öncelikle Erşan Kuneri'yi gördüğüm için heyecanlanmıştım fakat fragmana çok sahne koymayacağını düşünüyordum çünkü son zamanlarda o kadar çok fragman nefreti oluştu ki insanlarımızda neredeyse vizyona giren 5 filmden 4'ünü fragmanlarından izleyerek filmi izlemiş gibi konuşabiliyorsunuz ki ben bundan yormuştum ve de Cem Yılmaz'ın da bu gibi bir sebepten az sahne koyacağını düşünmüştüm daha doğrusu kendi kendime umarım öyledir diyordum,iyi niyet diyelim... (fragmanı da şuraya koyalım hemen izlememiş olan varsa izlesin..)

Ve yazımın bu zamana kadar içerdiği tam 960 kelime sonrasında filmi izledikten sonraki görüşlerime geçebiliriz...
Filme ilk gün gitmek istiyordum çünkü spoiler yeme riskini göze alamıyordum :( ve de istediğimi yerine getirerek ilk gün filmi gidip izledim ve size film hakkında tek kelime kullanmam gerekirse;harikaydı!
Ne kadar harikaydı şöyle ifade edeyim;ikinci gün ailemin gideceğini duyunca onlarla bir daha gittim,yani bu kadar övmeye değer mi diye soruyorsunuz ya şu an işte hemen başlayalım neden bir daha gittiğimin sebebinden...
(bu yazımda yine ara başlıklar kullanmaya dikkat ettim ilginizi çeken başlıkları okuyup fikir sahibi olabilirsiniz)
"Eskiyi güzel anan yeni bir Renk..."
Film başlar başlamaz;renk filtresi olarak Ali baba ve 7 Cüceler'e yakın bir ton ile karşılaşınca baştan garipsedim bu kadar renkli olmasını ama sonrasında film içerisinde zamansal yolculuk bir başladı ve de  filtre benim için tam anlamıyla oturdu.1969 sahneleri gerçekten inanılmaz detaylı ve özenle çekilmişti;hele siyah beyaz'la gerçekten televizyonda bir Yeşilcam filmine mi rastladım diye düşünebileceğimiz kadar gerçekçiydi.Bu şekilde hem 1960'ları hem de o zamanki filmleri güzel andığının altını çizmek istedim.

"GORA'yı izlemiş miydiniz ?(TEST)"
Başlığa tıklamaya çalışmayın;test yok...Ama filmin kendisi bir test gibi;GORA'yı ve de daha az oranda bulunan AROG göndermeleri o kadar fazla ki;bazı sahnelerde kimlerin güldüğüne bakarak salonda kimlerin GORA'yı sevdiğini izlediğini anlayabilirsiniz.Ki bu kanıya da iki kez gitmemde çok etken oldu;ilkinde arkadaşlarımla gitmişken ikincisinde ailem ile gitmem ve 2.gün salonun yaş ortalamasının daha büyükçe olması bazı sahnelerde sadece benim gülmeme sebep oldu; ama buna kötü bir şey diyemem sonuçta bir devam filmi olduğu için göndermeler olması gayet normal ve de anlamak dışında gülüyorsak bu göndermeler de yerinde diyebilirim.

"Gençliğinizden dert yanabilirsiniz"
Filme iki kere gitmemin belki de en büyük sebebi;anlamadığım onca espriyi anlayan bir kitle ile izleme amacımdı.Yeşilçam kültürü olmayan biri olarak onları anlayan insanlarla izlemek ve kaçırdığım şeyleri anlamak istedim.Ki buna da beklediğim kadarıyla olmasa da bir çok kez yaşadım.Benim anlamadığım kısımlarda etrafımdaki insanların güldüğünü veya en azından gülümsediğini gördüğümde bundan da emin olmuştum.Genç olduğum için bir çok espriyi kaçırmıştım...

"Çok mu çok incesiniz"
Film ilerlerken bazen bazı şeyler oluyor (ki spoiler yok diye bahsedemiyorum) ama anlaşılacak bir şey olduğunu hissettiğiniz halde anlamıyorsunuz.Kesin gönderme var diyorsunuz ama anlamadığınız için gülemiyorsunuz.Ki bu 1-2 değil en az 6-7 kez başıma geldi ki bazılarının olduğunu da fark etmediğimi düşünürsek çok fazla ince espri içermesi açısından ben bu filmde GORA ile bu konuda benzer yorum getireceğim.GORA'yı kaç kere izlediniz bilmiyorum ama bu filmi de baştan sonra en az 2-3 kez izleyeceğinizi söyleyebilirim;GORA'daki kadar kahkaha atmayacaksınız biliyorum ama anlamaya çalışmakla ve de geçmişte geçen sahnelere 'vaay' diyerek bakmak gerçekten size de keyif verecek.

"GORA kadar olmuş (mu)"
Şimdi yazının başından itibaren herkesin aklında tek bir soru işareti var;GORA kadar iyi mi ? bu sorunun cevabı hem evet; hem hayır.Şöyle ifade edeyim;
Evet;Çünkü GORA'nın aynısını yapmaya kalkmak hem bir hata hem de bir tekrar olurdu.Bu film GORA'dan çokça etkilenmiş;devam filmi olmuş ama aynı zamanda bir o kadar da farklı bir tema işlenmiş.Yani devam filminden James Bond serisi filmleri tarzına(karakterler sabit ama olaylar ve senaryo ilerleyişi farklı) geçip farklı tema işlemi olayı ortaya çıkmış yani bambaşka bir film çıkmış ortaya;kimi zaman güldüren kimi zamansa gerçekten duygulara yönelik sahneler içeren bu film bu açıdan en az GORA kadar farklı ve başarılı olmuş diyebiliriz.
Hayır;Çünkü GORA sinema tarihi için apayrı bir yapı taşıydı;bilimkurgu konusunda apayrıydı ve de kendi oluşturduğu esprileri ile büyük de bir etki yaratmıştı ki bu etki sonucunda Arif V 216 çıktı diyebiliriz.Yani evet güzel;detaylı ama domino taşı üzerinden örnek verirsek;ilk taşı GORA temsil ettiği için hiçbiri ilk taş kadar önemli ve etkileyici olamaz diyebiliriz

"Ünlüyü oynayan Ünlüler"
Filmde çokça konuk oyuncu var ve o bir çok konuk oyuncu yine geçmişlerdeki ünlü oyuncuları oynuyorlar.Ve de gerek Zeki Müren olsun,Ayhan Işık,Sadri Alışık,Ajda Pekkan,Emel Sayın vb... hepsinin işlenişleri gerçekten oldukça güzel olmuş.Onları oynayan oyunculara da onlara da çok güzel bir saygı selam olmuş ki bu açıdan ben bu filme Türk sinemasının kilit taşlarından biri diyebilirim.Ben şahsım adına bu filmden sonra Yeşilçam'a daha da ilgi göstereceğim ve de bir çok kişide de bu etkiyi yaratmış olacağını tahmin edebiliyorum.

"Sesi de güzelmiş..."
Filmin konuk oyuncuları kadar konuk şarkıcıları da oldukça etkili.Yani Tarkan diyip geçsem mi yoksa Mustafa Sandal'ı az önceki başlıkta mı alsaydım diye düşünsem mi bilemedim ama fark ettiğim bir şey varsa o da şu ki;Cem Yılmaz müzikten anlıyor ve filmin içerisinde gerçekten uyumlu müzikler kullanıyor ki bu konuda İskender Paydaş'a da aynı övgüleri tabi ki iletmek gerek...

 "Sonu bu muydu ?"
Filmin bu saydığım yanlarından dışında şöyle bir bakmam gerekirse;sürekli yükselen bir temposu ve de bir sonraki sahneyi tahmin edemeyeceğimiz bir senaryosu olduğunun altını çizmek gerek.Ki önceki filmlere göre kesinlikle senaryo açısından çok çok daha iyi durumdaydı sıkmadı,ilerledi,merak ettirtti.Fakat ne yazık ki sonunda öyle olmadı sonlara yani son 15-20 dakikalık kısımda sıkılmalar başlamıştı ama bunun sebebi belki sürekli iyiye doğru olan bu gidişat da olabilir bilmiyorum ama daha efsane bir son bekliyor olduğumu belirtmem lazım.Ama sondaki bu serinin klasik rutini olan tirad kısmı yine çok çok iyiydi altını çizeyim...
"Wonder Woman 2"
Evet;kafanız karıştı ne alaka Wonder Woman diyorsunuz biliyorum ama filmde öyle bir Seda Bakan gördük ki ben de Wonder Woman sonrasında Gal Gadot hakkında aklıma gelen "ya bu kadın bu kadar güzel miydi" tarzı tepkiyi oluşturdu.Sesi,duruşu,hareketleri ve de en önemlisi güzelliği ile bu filme çok güzel bir renk katmış Seda Bakan....


"Ne Kadar Salak Salak Sorular Bunlar ?"
Evet ;bu konu başlıkları size bu soruyu sordurtmuş olabilir ama konumuz o değil konumuz;Ozan Güven ve Cem Yılmaz.Aradan dile kolay 14 yıl geçmiş ama Arif ve 216 yine bizi güldürdü;bu konuda ikisini de tebrik etmek lazım ki bu filmde Ozan Güven GORA 'ya göre kendi fikrimce çok daha fazla oyunculuk hünerlerini sergilemiş ve de ne kadar başarılı olduğunu gözler önüne sermiş.Cem Yılmaz ise film nasıl yazılır,nasıl yapılır ve nasıl oyunculuk yapılır konusunda ne kadar iyi olduğunu gözler önüne sermiş ve bütün bu konularda ustalık eseridir diyebilirim.Gördüğüm en iyi oyunculukları belki bu filmdeydi ama  AROG'daki gibi birden fazla karakterde kendisini gördük mü bilmiyorum sorusu aklıma takıldı;görüp de kaçırdıysam uyarmanızı bekliyor olacağım...


Toplamak gerekirse;
Komedi konusunda yapım sayısının kalite ile ters oranda olduğu ülkemizde böyle kaliteli bir yapım görmek gerçekten beni mutlu etti.Aile Arasında ve Arif V 216 sadece son 1 ayın değil fikrimce son 1-2 yılın en kaliteli iki yapımı olarak şimdiden isimlerini yazdırdılar.
Emeği,mizahı ve de kalitesi ile kesinlikle izlemeniz gereken bir film olduğunu düşünüyorum.Bütün film boyunca kahkaha atmayacaksınız ama neredeyse her sahnede yüzünüzde bir gülümse olacağının garantisini verebilirim.Lütfen bu tarz filmleri sinemada izleyin ki;böyle kaliteli yapımları daha çok görelim.
Umarım bu yazıyı okuyan sen,evet sen, bu filmi sinemada izlersin.
Puan:8.3/10 
İlginiz için çok teşekkürler bir sonraki yazıda görüşmek üzere hoşça kalın....
Arif V 216 ;Yeni GORA olabilecek mi ?  |İNCELEME|
  • Yorum Yap
  • Facebook ile Yorum Yap

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum yaparken dikkat edilmesi gerekenler;

1. Türkçe yazım ve dilbilgisi kurallarına uyunuz.
2. Hakaret içeren yorumlarda bulunmayınız.
3. Yorumlarınızın konu ile alakalı olmasına çalışınız.
4. Yorumlarınızda yasa dışı hiçbir bağlantı linki vermeyiniz.
5. Yorum Formunu doldurduktan sonra Profil Seç -> ADI/URL bölümünden isminizi yazıp yorum yaparsanız size karşı bir hitap şeklimiz olur.
6. Kurallara uymayan yorumlar silinmektedir...

Top